BİLGİSAYARIN VE İNTERNETİN AŞIRI KULLANIMI

BİLGİSAYARIN VE İNTERNETİN AŞIRI KULLANIMI

 

Bilgisayar ve internetin aşırı kullanımı her geçen gün biraz daha artmakta ve yaygınlaşmaktadır. Söz konusu artış küçükten büyüğe bütün yaş gruplarında görülmektedir. Aşırı kullanımdaki bu önlenemez artış ve yaygınlık doksanların sonlarından itibaren bilimsel araştırmaların da konusu olmaya başlamıştır. Öyle ki artık bilimsel yayınlarda bilgisayar ve internetin yanlış ve aşırı kullanımı “patolojik internet kullanımı”, “internet bağımlılığı”, “bilgisayar/bilgisayar oyunları müptelalığı”, “problematik internet kullanımı” gibi psikolojik bir rahatsızlık-hastalık ifade eden kavram ve terimlerle tanımlanmaktadır.

Bilgisayar bağımlılığıyla uyuşturucu madde bağımlılığı ve saplantılı kumar oynamanın benzer mekanizmalarla geliştiği ve benzer sonuçlara yol açtığı varsayılmaktadır. Örneğin yapılan bir araştırmada saplantılı kumar oynama davranışını ölçen kriterler ufak değişikliklerle internet kullanımına uyarlanmıştır. Bu kriterler baz alınarak seçilen bir grup internet kullanıcısının üçte ikisinin internet bağımlısı olduğu tespit edilmiştir.

Bilgisayar ve internet okul çağındaki çocukların en fazla zaman harcadıkları aktivitelerin başında gelmektedir. Harcanan bu zamanın bir kısmı ödev hazırlama, bilgi edinme ve araştırma gibi faydalı ve sağlıklı bir amaca hizmet etmektedir. Ancak çocukların bilgisayar karşısında geçirdiği zamanın büyük çoğunluğunu oyun oynamak, sohbet etmek, mesajlaşmak ve film/oyun/müzik/program indirmek ile geçirdiği gözlenmektedir. Kimi çocukların ise ruh sağlıklarını tehlikeye atacak müstehcen içerikli ve kumar, bahis oyunları vs. oynatan sitelere kolayca erişebildiği görülmektedir. Yapılan araştırmalar internet ve bilgisayar bağımlığı konusunda çocuk ve ergenlerin en büyük risk grubunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Tüm bunlar bilgisayar ve internetin aşırı ve kontrolsüz kullanımının psikolojik, sosyal ve akademik birçok soruna yol açabileceğini ve internetin sosyal, psikolojik ve akademk rahatsızlıklar arasında yüksek bir ilişkinin veya etkileşimin ailelerin kontrolü ve denetiminde çocuklara sunulması gerektiği zorunluluğunu göstermektedir.

 

 

BİLGİSAYARIN VE İNTERNETİN AŞIRI KULLANIMI NEDİR?

KİMLER BİLGİSAYAR/İNTERNET BAĞIMLISIDIR?

Araştırmalar iş ya da ödev hazırlama süresi hariç bağımlı olmayan bir kullanıcının haftalık bilgisayar/internet kullanım süresinin ortalama 5 saat civarında olduğunu göstermektedir. İş ya da ödev hazırlama süresi hariç haftalık 8-10 saati aşan bilgisayar ve internet kullanımı, bilgisayar/internet bağımlılığı olarak tarif edilmektedir. Bilgisayar/İnternet bağımlısı olarak tanı konulanların haftalık 8-10 saatin üzerinde internete bağlı kaldıkları saptanmıştır.

Bilgisayar/internet bağımlılarında gözlemlenen birçok belirti vardır. Aşağıda bu bağımlılarda en sık rastlanan belirtiler sıralanmıştır. Son bir yıl içerisinde bu belirtilerden en az 4-5’ine sahip olan bireylerin bilgisayar/internet bağımlılığı riski altında olduğu söylenebilir.

Bağımlılık Belirtileri:

  1. İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş içinde olma.
  2. İnternete bağlı kalma süresinde artışa ihtiyaç duyma. Yani istenen keyfin alınabilmesi için belirgin olarak artmış bir süreye ihtiyaç duyma ya da sürekli olarak aynı sürelerde internet kullanımı ile alınan keyifte azalma olması.
  3. Bilgisayar/internet kullanımının genellikle planlandığından daha uzun süreler alması ya da bilgisayarın başındayken zamanın farkında olmamak. Örneğin yalnızca birkaç dakika niyetiyle bilgisayarın başına oturup saatlerce kalkmamak.
  4. Bilgisayar/internet kullanımını azaltmaya, bırakmaya ya da denetim altına almaya yönelik sürekli başarısız girişimlerde bulunmak.
  5. Bilgisayar/internet kullanımının azaltılması durumunda yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması. Örneğin huzursuzluk, bunaltı, internette neler oluyor hakkında takıntılı düşünceler, isteyerek veya istemeyerek tuşlara basma hareketi yapmak vs.
  6. Aşırı kullanım nedeniyle sosyal çevre ile problemler yaşamak (aile, okul, iş, arkadaşlar).
  7. Bilgisayar/internet dışı uğraşlara ilginin kaybolması. Bu alışkanlık nedeniyle önemli toplumsal, akademik, mesleki ya da boş zamanları değerlendirme etkinliklerinin bırakılması veya azaltılması. Bilgisayar/internette vakit geçirmek için yemek öğünlerine, derslere vs. boş vermek gibi.
  8. İnternette bağlı kalabilmek veya internete bağlanabilmek için dürüst olmayan girişimlerde bulunmak (yalan söylemek, hırsızlık yapmak gibi).
  9. Bilgisayar/internet kullanımının yol açtığı sorunlara (sağlık, okul, ailevi vb.). rağmen aşırı olarak devam etmesi.
  10. Bilgisayarın başında saatlerce kalmaktan kaynaklanan sağlık sorunları yaşanması.
  11. Bilgisayarın başında çok fazla zaman geçirmekten kaynaklanan suçluluk duyma ve büyük bir zevk alma arasında gidip gelme.

 

 

BİLGİSAYAR/İNTERNET BAĞIMLILIĞI VE RUH SAĞLIĞI

 İnternet ya da bilgisayar kullanımında sorun yaşayan bireylerin yüksek oranda depresif belirtiler gösterdiği belirlenmiştir. Bu bireylerin çoğunlukla yalnız oldukları ve sosyal izolasyon yaşadıkları görülmektedir. Ayrıca birçoğunda dürtü kontrol bozukluğu ve/veya obsesif-kompülsif bozukluk belirtilerinin olduğu tespit edilmiştir. Fakat bilgisayar ve internetin aşırı kullanımının mı söz konusu psikolojik rahatsızlıklara neden olduğu ya da söz konusu psikolojik rahatsızlıkların mı kişileri internete ya da bilgisayara bağımlı hale getirdiği konusunda henüz kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Kesin olan tek şey bilgisayarın aşırı kullanımıyla sözü geçen psikolojik rahatsızlıklar arasında yüksek bir ilişkinin veya etkileşimin mevcut olduğudur. Diğer bir deyişle bilgisayar-interneti aşırı kullanmak bazı psikolojik rahatsızlıkların işareti ve habercisi olabileceği gibi; bazı psikolojik rahatsızlıklara sahip olmak da bilgisayar-internet bağımlılığı riskini yükseltebilir.

BİLGİSAYAR VE İNTERNETİN AŞIRI KULLANIMINI ENGELLEMEK  

YA DA AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

 

 Çocuklar ve ergenler özgürlüklerini yönetmede zorluk çekerler. Sınırlara ihtiyaç duyarlar. Zannedildiğinin aksine kuralları severler. Ancak konulan sınır ve kuralların kesin ve net olması gerekir aksi takdirde çocuğun kafası karışacak ve nerede, ne zaman, ne yapması gerektiğini öğrenemeyecektir. Bilgisayar kullanımında da diğer alanlarda olduğu gibi anne-babalar birtakım önlemler alıp çocuğu yönlendirmediği sürece, çocuk bilgisayar başında ne kadar zaman geçirmesi gerektiğini öğrenemeyecektir.  

Ailelerin Alacağı Bazı Önlemler Şöyle Sıralanabilir: 

1.       Bilgisayarın yerinin değiştirilmesi ve diğer aile bireylerinin bulunduğu yere taşınması. Böylece çocuğun zararlı içeriklere sahip sitelere girmesi kontrol edilmiş olur. Ayrıca diğer aile bireylerinin önünde bilgisayar başında oturmak zorunda kalacak olan çocuk arzu ettiğinden daha kısa sürede kalkmak zorunda hissedecektir.

2.       İnternete bağlanma zamanlarının değiştirilmesi. Yemek ve çay saatlerinde bilgisayar başında oturan çocuğa servis yapmayarak onun gelmesini sağlamak, bilgisayarın başında en fazla kaldığı saatlerde bazı sorumluluklar, görevler vermek gibi. 

3.       Internet defteri oluşturulması. Örneğin, internete haftalık giriş ve çıkış saatleri için çizelge yapılmalı ve çizelge anne-baba tarafından kontrol edilmelidir.

4.       Çocuğun arkadaşlarına sosyal ortamlarda daha fazla zaman ayırması sağlanmalı ve arkadaşları ile internet dışı yollarla iletişim kurması özendirilmelidir.

5.       Çocuğun sinema, tiyatro, müze, spor faaliyetleri gibi sosyal ve sportif aktivitelere katılması sağlanmalıdır.

6.       İnternet tatillerinin verilmesi. Tüm aile bireylerinin birlikte karar alması ve herkesin kurallara uyarak belirlenen periyotta internete girmemesi bu önlemin etkililiğini artıracaktır.

7.       Evde internete bağlı sadece bir bilgisayarın bulundurulması. Böylece çocuk diğer aile bireylerinin internete bağlı kalacağı saatlerde internete giremeyecek ve bu isteğini ertelemeyi öğrenecektir.

8.       Çocukta başka bir psikolojik rahatsızlık gözlemleniyorsa psikolojik destek takviyesi almak faydalı olabilir. Çünkü yukarıda da bahsedildiği gibi bazı psikolojik rahatsızlıkları yaşayan bireylerde bilgisayar ve internet bağımlılığı riski daha yüksektir.

9.       Aileler çocuklara daha fazla ve daha kaliteli zaman ayırmalı, çocukların sorunları ile ilgilenmelidir. Örneğin okul ve arkadaş çevreleri hakkında bilgi almak üzere çocukla sohbet edilmeli; hoşlandığı, ilgi duyduğu konular ile kaygı ve sorunlarını aile ile konuşması için ortam yaratılmalıdır. Unutmamak gerekir ki birçok kişi yalnızlık, can sıkıntısı ve dertlerini paylaşacak kimse bulamadığından internetle bu durumu dengelemeye çalışmaktadır.

KAYNAKLAR:

1.      Cengizhan, Cahit (?), Bilgisayar ve İnternet Bağımlılığı, Marmara Üniv. İstanbul

2.      Ekinci, Armağan (2002), Aziz Antonius'un Baştan Çıkarılması: Bir Kötü Alışkanlık Olarak İnternet, Cogito Dergisi Kış Sayısı

3.      Gönül, A.Saffet (2002), Patolojik İnternet Kullanımı (İnternet Bağımlılığı/Kötüye Kullanımı), Yeni Symposium 40 (3): 105-110, 2002, İstanbul

4.      Sayar, Kemal (2002), Psikolojik Mekân Olarak Siberalan, Yeni Symposium 40 (2): 60-67, 2002, İstanbul

 

Yorum Yaz